1 Temmuz 2009 | "Oku"ryazar | 23 Yorum
Eğer acımasız bir yaratıcıya inanmıyorsam, gerçeği anlayamadığımı kabul etmem zorunlu tutuluyor. Şimdi soruyorum! Peygamber neden yaratıcının acımasızlığını anlatmadı? Neden O her gün belki bin kere “Allah acıyandır” derken bize “Allah acımasızdır” deniyor. Önerdiğiniz kitaplarda hiç Allah’ın merhametinden bahsedildiğini görmedim.
Tamami »
30 Haziran 2009 | Kemal Gökdoğan | 22 Yorum
Bilimsel Felsefe ile sokak felsefesi, Bilimsel Tasavvuf ile popüler tarikat yaşantısı, Allah’ın her yerde kullanmamız için emanet ettiği “İnsanî Akıl” ile terk etmemizi emrettiği “Hayvansal Akıl” birbirine karıştırılmaktadır. Özellikle “İman” “İnsanî Akıl”ı dahi terk ettirecek bir “Allah Emri” imiş gibi zannedilmektedir. Halbuki terki gereken “akıl” “İnsanî Akıl” değil “Hayvansal Akıl”dır.
Tamami »
28 Haziran 2009 | Yorumsuz Blog | 6 Yorum
TEK HECE, AŞK!
Var mı beni içinizde tanıyan?
Yaşanmadan çözülmeyen sır benim.
Kalmasa da şöhretimi duymayan,
Kimliğimi tarif etmek zor benim…
Bülbül benim lisanımla ötüştü.
Bir gül için can evinden tutuştu.
Yüreğine Toroslar’dan çığ düştü.
Yangınımı söndürmedi kar benim…
Tamami »
27 Haziran 2009 | Bülent Gökçen | 3 Yorum
BİR KADER MASALI…
Aradan geçen üç gün içinde, gençler yaptıkları bu hararetli sohbeti düşünüp, tefekkür etmişler ve anlamaya çalışmışlardı. Üçü de her akşam düzenli olarak, bir takım zikirler çekerek mağaraya yöneliyor, hacet namazı kılarak, Cenabı Allah’tan mağaranın yerini görmek ve sırlarına ermek konusunda yardım istiyorlardı.
Yoğun zikir çalışmaları ve dualarla tek bir noktaya yönelmek, o noktanın iç ve dış [...]
Tamami »
24 Haziran 2009 | Bülent Gökçen | 35 Yorum
Evrende her sistemin zaman algısı, kendi içinde bir bütündür. Dolayısı ile bir bütünün herhangi bir diliminde vuku bulan bir olay, diğer dilimleri de etkilemektedir.
Geçmişte yaşanan bir olay, negatif ya da pozitif olma durumuna göre, zincirleme olarak gelecekteki bir olaya etki ediyorsa, gelecekte yaşanacak bir olay da, geçmişe etki edebilmektedir.
Bu bütünsellik içerisinde, geçmiş olarak isimlendirdiğimiz zaman [...]
Tamami »
23 Haziran 2009 | Dilek Yaraş | 5 Yorum
Halimize şükretmenin önemini ne kadar bilsek de, hayatı şükranla yaşamak gerektiğine nice iman etmiş olsak da çoğu zaman unutuyoruz bu güzel duyguyu.
Küçücük bir ayrıntı esir alabiliyor zihnimizi. Takılıp kalıyoruz orada. Birbirinin benzeri sevimsiz düşünceler dolaşıp duruyor kafamızın içinde.
Hele bir de derdin içine düşmüşsek eğer, insanın canının acıyan serçe parmağında toplanması gibi, sadece o derde odaklanıyoruz. [...]
Tamami »
22 Haziran 2009 | Hikmet Ersoy | 5 Yorum
Hakiki yani yakın derecesinde bilgi; Şüphe, vehim, yanlışlık ihtimali olmayan bilgi.
“Her zümre kendi inancından memnundur” (23 Mu’minun 53)
Yakin derecesinde bilgi;
Hiçbir şek ve şüpheye, kişide yanlışlık ve vehim ihtimaline yer vermeyen bilgi.
Bir kimse; “bu bilginin” yanlış olduğunu iddia etse ve bu kişi taşı altın yapıyor olsa, bu bilgiden şüphe etmeyip, bilakis kuvvet kazanan bilgi.
Tamami »
21 Haziran 2009 | Yorumsuz Blog | 6 Yorum
YENİDEN SEVMEK
Ben… dediğin “ben”in
Kendisinden başka “ben” olmayan “ben” olduğunu anlayamasaydık
Sizi ne kadar sevebilirdik… bilmiyorum
Bana salavat eyleyin dediğiniz zaman
Sizin için gönderdiğimiz salavatların size çarparak
Sizin renginize ve sizin nûrunuza boyanarak
Bize geri geldiğini anlayamasaydık
Sizi ne kadar sevebilirdik… bilmiyorum
Tamami »