ÖNEMLİ DUYURU
Değerli Okur,
Yakında yorumlar DISQUS, FACEBOOK, TWİTTER, YAHOO 'dan herhangi birine ait hesap kimlikleri ile yapılabilecektir. Eğer bunlardan birinden bir hesabınız varsa lütfen yorumlarınızı bu kimliklerinizle yapınız. YOKSA BİR AN ÖNCE BİR HESAP AÇMANIZ GEREKMEKTEDİR.
  1. veysel diyor ki:

    ”Kur’an’ın Meryem eli ile açığa çıkan bu mucizeyi beyan nedeni… Allah için babalı, babasız, anneli, annesiz ve benzeri her yaratış türünün aynı olduğunu izah etmektir..”
    Ve aynı zamanda ”İNNA ALLAH’E ALA KÜLLİ ŞEY’İN KADİR” Allah her şeye kadir’dir ayetini de düşünmek gereken bir mahaldir. Yaratılış türlerinin aynı oluşu yanı sıra her ŞEKİLDE her MANADA ve TÜRDE yaratışlara da KUDRETİNİN olduğunu vurgulamak için kullanılabilir. KUR’AN’I KERİM’DE Hz. İSA a.s.’ın yaratılışı Hz. ADEM a.s.’ın yaratılışına benzetilmektedir. Babasız yaratılmış olan Hz. ADEM a.s. KÜN FE YEKÜN oluşumunun tecellisi, YOKtan var olma ya da varlığında mevcut olan İLİM’in EF’AL mertebesine dönüşümü söz konusu. Sonuçta hepimiz var idik ama yokluğumuzu yaşamakta olduğumuz KESRET aleminin sınırlılığı aşarak tekrar varlığındaki konuma dönüşümüz söz konusu olduğu zaman ”NAHNÜ HALAKNAKÜM VE İLAYNA TURCAÜN,” sizi BİZ (esma’ul HUSNA) yarattık ve dönüşünüz ancak bizedir, Hakıkatı yaşanacak. Hz. İSA a.s ALLAH’TAN gayrı bir varlık olmadığının farkındalığını yaşamış ve HALK’A bunu fark ettirmek istemiştir.
    Çok yönlü düşünmemiz gereken KUR’AN’I anlayarak OKUyarak deşifre edebilir ve gereğini yaşayanlardan olabiliriz İNŞALLAH.

    ”Her kul kendi özünde ne düşündüğünü bilir. Başkasının özünde ne düşündüğünü bilemez. Allah’ın İsâ’nın nefsinde olanı bilmesi İsâ’nın kendi özünü bilmesi ile aynı anlamdadır. İsâ’nın Allah’ın nefsinde (zâtında) olanı bilmemesi İsâ isimli ayrı bir varlık olmadığına işaret eder. İsâ Allah’ın zâtını bilecek Allah’dan ayrı, Allah’dan kopmuş, Allah’dan tecelli etmiş ikinci bir varlık değildir”

    ”İNNALLAHU ALİMUN Bİ-ZATİSSUDUR.” O kalplerde olanı bilir!
    ZATI ile yarattığı her şeyden haberdar olandır. Fakat yarattığı herşey onun ya da yarattıklarının FARKINDALIĞINA ancak (Bİ-İZNİHİ) dilediği kadarıyla bilmesine izin vererek, TEK HÜKÜMRANLIK İLİM ve KUDRET sahibinin KENDİ olduğuna işaret etmektedir.

    Kesitsel algılama araçlarına sahip olduğumuzdan dolayı karşımızdaki kişilerin İç dünyalarında (alemlerınde) neler yattığını bilemeyiz ve ONLAR hakkında ancak KENDİMİZ kadar fikir yürütebiliriz. Bu sebeple özellikle KUR’AN’I KERİM’DE kişiliklerin ÜÇ ayrı gruba ayrıldığını görebiliriz.
    BUNLAR; İMAN edenler (basiret sahipleri= müminler) , MÜNAFIKLAR (iki yüzlüler) ve KAFİRLER (gerçeği açık açık örtenler). Mümin insan aynı zamanda bence İNSAN-I KAMİLdir. Bu da Hz. İSA ve MERYEM halidir. Bileni de bilir, bildireni de, zaten özünde BİRDİR.
    Münafık ise bu konuya en uygun karakterdir bence. Çünkü karşısına aldığı kişilikleri yalanla kandırdığını ve ALLAH’IN BUNDAN bihaber olduğunu ZANN eder. Sen içinde ne olduğunu bilmediğin bu kişinin isteklerine cevap verebilirsin. ZARARIN NEDİR? Hiç! Zarar sahibinindir. NİYET SAHİBİNİN, AMEL SAHİBİNİN. VESSELAM…

    ”Hak Teâlâ hazretleri;”… salat’ı İKAME edin, zekat’ı verin; rüku edenlerle beraber rüku edin…” der.”
    İçimizde oluşan HAKIKAT arayışları sayesinde bir alemden bambaşka bir aleme geçiş süreci yaşamaya başladık. Bana bunları yaşamayı NASİP eden RABBİME ŞÜKÜRLER olsun. Şimdilerde TAKLİT yollu gerek kendi başıma gerekse siz değerli abilerim, ablalarım vesilesiyle öğrendiklerimi TAHKIKE geçirmeye ve HAKIKATI gerekleriyle SUNNETULLAHI tümüyle yaşamaya niyetlendim, biliyorum ki sizler de aynı yolun gönül yolcularısınız. Bu yolda BİRLİK beraberlik ne çok önemlidir siz de bilirsiniz. Birbirimizi uyarmak, yol göstermek, uyandırmak gerek, malum hayat cilve dolu. ALLAH RABBİL ALEMİN HEPİMİZİ ZANN DALALETİNDEN KORUSUN, GÖNÜLLERİMİZİ VE YOLUMUZU NUR İLE BİR YAPSIN.

  2. veysel diyor ki:

    ANLAMAK VE ANLAYAMAMAK…
    İkisi de bizdendir içimizdendir. Anlayabildiğimiz kadarıyla yaşadığımız hayatımıza yeni anlamlar kazandırmak adına çıktığımız anlama yolculuğunda, anlamlarla dolu Bİdünya ile karşı karşıya kalıverdik. OYSA anlamak istediğimiz tekşey, TEKBİR şeydi!

    Anlayamadık ki onu bu kadar anlamlandıranların ne anlatmak istediklerini, şaşakaldık orta yerinde yolculuğumuzun. Yolculuk boyunca rastladığımız her anlam, farklı bir anlam kazandırmak İNATÇILIĞINI konuştururken, üzerimize gelişlerinden çıkaramadığımız anlamlar yüzünden kaçmakta bulduk bazen çarelerimizi.

    Çare olsaydı kaçışlar ezelden olurdu, bilinir ya da duyulurdu kaçışagelenler, ki duymamıştık anlamlarını ararken KAÇAN anlamları. Duyduğumuz sadece bu yolculuğun iki son anlamı olduğuydu. Biri; sürükleyen bizi peşisıra gidedurduğumuz ANLAM. Öteki; yolculuk sırasında aşmak zorunda olduğumuz SARP anlamların aşılamamasının ardından doğan ANLAM idi.

    Biz her yeni halde anladığımızı sandığımız, fakat anlaşılamayan ya da anlayamayacağımız durumda olan anlamları kendi ANLAM KAVRAYIŞIMIZA ETİKET yaparak kazandırdığımız zamanlarda oluşan anlamdır ANLAMSIZLIK.

    Anlayamadığımız sürece de ardısıra koştuğumuzu sandığımız, ÖZÜMÜZDE sırlı olan anlamı hep yollarda arar dururuz belkide. Ya da bulduk ve işte yaşamaktayız ANLAM denen kavramı diyerek te yaşamımızı RENGARENK yaşar geçebiliriz ANLAMLI yoldan.

    TABİİ tüm bunların yanısıra ANLAMAYA ÇALIŞTIĞIMIZ anlamları buldukça açılan yeni ufuklarda yolculuğumuzun sonsuzluğunu dileyerek, yürüyüşlerimizin ANLAMINI yaşadığımız haller de olur hayatımızda.

    Her adımda, her nefeste ve her göz kırpmasında YAŞANABİLEN anlamları anlayışımıza kolaylaştırması dileğiyle.

  3. nuri diyor ki:

    Sevgili Kemal Bey ve diğer yazar kardeşlerimizden Allah c.c. razı olsun .
    Herbirinden ayrı ayrı istifade ediyoruz .
    Yazdıkları evrensel olduğu için (ben terkipsel görmüyorum) defalarca okuyup anlamaya çalışıyorum .
    Bu yazılanların biri bile algılansa kendi dünyamızda , dünyamızı bambaşka bir şekle dönüştürebilecek seviyede görüyorum kendimce .
    Selam , hepinizin üzerinde olsun .

  4. filiz özkara diyor ki:

    Allah sizlerden razı olsun,

    arşivi tıklayınca bulunamadı diyor..

    Birinci bölüm yorumları elinde olan (adem bahsi sanırım) bana ulaştırabilir mi?

    Neden bu kadar geç görmüşüm bu bölümü kendime kızıyorum..

    Emeği geçen herkesten Allah sonsuz kere razı olsun.

    * * * * * * * * * * * * * * * * * *
    “Füsûs’ül Hikem Yorumlu Özeti”nin Arşiv Yorumsuz Blog’daki Tüm Bölümleri:


    Tanıtım
    1.Bölüm (2) (3) (4) (5) (6) (7) (8) (9) (10) (11) (12) (13) (14) 15/1.Bölüm
    (Yorumsuz Blog)

blog comments powered by Disqus