ÖNEMLİ DUYURU
Değerli Okur,
Yakında yorumlar DISQUS, FACEBOOK, TWİTTER, YAHOO 'dan herhangi birine ait hesap kimlikleri ile yapılabilecektir. Eğer bunlardan birinden bir hesabınız varsa lütfen yorumlarınızı bu kimliklerinizle yapınız. YOKSA BİR AN ÖNCE BİR HESAP AÇMANIZ GEREKMEKTEDİR.
  1. hatice diyor ki:

    Belkıs ve Süleyman’ı, Yusuf ve Zeliha’yı aşıklar düşünsün. Tevhid ilminin çekiciliğine cehennemden başlamış ustaları yazsana, bulsana, önümüze sunsana lütfen Kemal dost. Hz. Muhammed’in iran hükümdarına mesajı karşılıksız aşk gibi görünümde mesela. Bunları yazsanız uzun uzun, okusak, boyutsal açılardan bakışınızı değerlendirsek ne güzel olurdu…

  2. netice diyor ki:

    Yazı uzun olunca ana fikri kaçırdım. Yazılarda birden fazla alıntı olmamalıdır. Alıntılar da kısa tutulmalıdır. İyi makaleler bu şekilde ortaya çıkar. Yazarlar okuduklarından kendi anladıklarını yazarlarsa daha iyi olur. Bir yazıda paragraf sayısı altı yedi taneyi geçince konu dağılıyor. Sonradan toparlanamayacak konuyu hiç yaymamak gerekir. Yazının ana fikrini yakalayan var mı?

  3. bilmece diyor ki:

    Yazının ana fikri efendim resulleri üzenler ve üzmeyenleri konu almış sanki. Cinsiyet yönünden bakıp eksik kalmamamız hatırlatılmış sanki. Ezeli yazıyla, onaylayan daveti, aşkı yaşamış… ezeli yazıyla, onaylamayan daveti, aşkı tadamamış. Hz. Muhammed’i geri çevirdiği için (İran Hükümdarı) değildi tüm olanlar, diye hakka bağlanmış sanki.

    Buradan çıkaracağımız sonuç ve sorular ise İnsanın gücü, iradesi ve daveti nereye kadar olabilir, etkileri nelerdir? Ve ne yaşanırsa yaşansın hakka bağlamak, hükmü, iradeyi, daveti. İnsana mesuliyet yüklememek gerektiği… Son olarak boyutsal düşünmeye itilim gözükmekte. Sanki.
    Yanlışsam yazarımızdan özür…

  4. KGökdoğan diyor ki:

    24 ŞUBAT 2008 tarihli tanıtım (sunu) yazımdan bir alıntı:

    Bu çalışmada Füsus’ül Hikem’in paragraflarından anladığımız tevhid mesajlarını yazıya aktarmayı deneyeceğiz. Çalışmamız cümle tekrarı ve cümle özetleme şeklinde değildir. Mümkün olduğu kadar Arapça ve Osmanlı Türkçesi ile verilen tasavvuf kavramlarını kullanmamaya çalışacağız. Gerekli yerlerde de kısa parantez içlerinde orijinal kavramı ve ya günümüzün anlamını cümle yapısının devamı gibi vereceğiz.

    Kitabın her paragrafında hemen hemen bağımsız bir kavram anlatılmaktadır. Kitabın orjinalinde de paragraflar arasında anlam bütünlüğü olmadığı için bu çalışmayı yavaş ve düşünerek okursak daha iyi anlaşılacağı kanaatindeyiz…
    http://yorumsuzblog.wordpress.com/2008/02/24/fusus%e2%80%99ul-hikem-yorumlu-ozeti-tanitim/

    Değerli “netice” rumuzlu okur gibi her okurun zihninde bu tür sorular oluşacağını düşünerek yukarıdaki açıklamada bulunmuştum.

    Füsûsu’l-Hikem’in orjinali 300 sayfa kadardır. Her paragrafta hatta her cümlede bir kaç farklı hakikate genel anlamlarıyla işaretler vardır. Füsus’u orjinalinden anlamak çok zordur. Asırlarca bu zorluğu gidermek amacıyla şerhler yazılmıştır. Günümüzün anlayışına en yakın şerh Ahmed Avni Konuk’un Konya Mevlâna Müzesi Kütüphanesi 3858-3880 numaralarla kayıtlı 28 defter halindeki toplam 1676 sayfalık eseridir. Bu çalışmamızda M.E.B. Şark-İslâm Klasikleri serisinden Nuri Gençosman’ın “öztürkçe” çevirisini yaptığı 345 sayfalık kitabını ve Ahmed Avni Konuk’un şerhini esasa alarak Füsus’da ve şerhlerinde özel anlam ifade eden kelime ve kavramları mümkün olduğu kadar bağımsız paragraflar halinde açmaya çalışıyoruz. Çalışmamız okunurken bu özellikler dikkate alınırsa Füsûsu’l-Hikem Yorumlu özetinin her bölümünün tek anlam etrafında dönmeyen makale olmadığı anlaşılacaktır.

  5. netice diyor ki:

    Yazı uzun olunca atlayarak okudum. Ayrıntıları kaçırmışım, kusura bakmayın. Eğer yazılarınızı daha kısa tutarsanız, bu gibi sorunlar yaşanmaz sanırım.

blog comments powered by Disqus