“Büyük balık küçük balığı yiyor” gözlemiyle başlayıp “göze göz, dişe diş” anlayışıyla yaşamaya sürükleyen “duygusuz bir sistem” algısı; bu şekilde düşünenleri “RahmanirRahiym” gerçeğinden uzaklaştırıyor mu dersiniz?
Halbuki sistemin anahtarı olan “besmele”, ismi Allah olanın “RahmanirRahiym” olduğunu vurguluyorken ve Allah’ın Vedud/Aşk ismi de varken; sisteminin duygusuz olduğunu iddia etmek sizce ne kadar doğru bir değerlendiriştir?
Büyük balığın küçük balığı yemesi küçük balığa bir zulüm müdür; yoksa küçüğün büyüğe katılması, tekamülü, terfisi şeklinde bir ödül müdür? Ortada bir zulüm mü, bir rahmet mi vardır? Her şeyin olduğu yerde kalması mı, yoksa aşama kaydederek ileriye geçmesi mi doğru ve güzel olandır?
Kangren olmuş kolun kesilmesi, kol sahibine bir zulüm mü, yoksa hayat sahibine bir rahmet midir? Ölüm denen olay; beden sahibine bir zulüm mü, yoksa ruh sahibine bir rahmet midir? Başa gelen kötü olaylar; kişiye bir işkence için midir, yoksa kişiliğinin gelişmesi için bir rahmet midir?
İçinde yaşadığımız sistem duygusuz mudur, yoksa aksine aşırı duyarlı mıdır? Hiçbir duyguyu hesaba katmayan bir sistemde mi, yoksa her duyguya son derece hassas olup karşılığını veren bir sistemde mi yaşıyoruz? İçinde yaşadığımız sistemde duyguların etkisi yok ya da zayıf mıdır; yoksa duygular çok etkili ve güçlü müdür?
İnsanın değişmesi ve gelişmesi yolunda akıl mı; yoksa duygular mı daha etkili olur? Akılsız duygusal bir yaşamın yanlışlığı gibi; duygusuz akılla bir yaşam da yanlış değil midir? Akıl her haliyle iyi, doğru olan mıdır; duygu her haliyle kötü, yanlış olan mıdır? Aklın iyi, doğru, güzel yönleri olduğu gibi; yanlış, eksik yönleri de yok mudur? Duyguların da yanlış, eksik yönleri olduğu gibi; iyi, doğru, güzel yönleri yok mudur? Akıl sırf iyi, doğru olan; duygu sırf kötü, yanış olan mıdır?
Akıl tek başına her şey için yeterli olup, duyguya ihtiyacı yok mudur? Duygusuz bir akıl kişiyi sert, gergin, yorgun kılmaz mı? Duygu kişiye yumuşaklık, hoşgörü, anlayış katmaz mı? Aşk, sevgi, merhamet gibi hallere akılla mı, duyguyla mı erişilir; hangi yol daha etkili, kısa, kesin ve güçlüdür? Kişinin kişiliğinin değişmesinde, gelişmesinde hangi yol daha etkindir?
Duyguları tamamen örtmek, devre dışı bırakmak mı, yoksa duyguyu olumlu yönde güçlü bir şekilde kullanmak mı daha akıl karıdır? Allah duyguları tamamen ortadan kaldıralım, etkisiz kılalım diye mi; yoksa aşk, sevgi, muhabbet, kaynaşma ortamının oluşması yönünde olumlu bir şekilde güçlü olarak kullanalım diye mi fıtratımıza yerleştirmiştir?
Allah’ın her ismi akla mı seslenir; yoksa duygulara seslenen isimleri de var mıdır? Allah’ın hangi isimleri akla, hangileri duygulara seslenir; yoksa her ismi hem akla, hem de duygulara mı seslenir? Duygular da beyinden yansımaz mı; öyleyse duyguları örtmeye çalışmak aklı da örtmeye çalışmak anlamına gelmez mi?
Ve AŞK… Karşılıksız vericilik işleviyle akan, anlatılamayan, yaşanan duygusal/duyguSEL bir hal değil midir?
Ve AŞK… İşi-gücü hesaba dayanan, artısını-eksisini düşünen, herşeyde mantık arayan aklın harcı mıdır?
Ve AŞK… Kulda başka, O’nda başka mıdır; yoksa ikisi de tek, aynı şey midir, kula aşık olmayan O’na aşık olabilir mi?
Ve AŞK… Kula olunca suç, O’na olunca makbul olan mıdır; yoksa kulsuz O’na aşk yalan ve yavan mıdır?
Ve AŞK… Tek hece…
TEK HECE AŞK
Var mı beni içinizde tanıyan
Yaşanmadan çözülmeyen sır benim
Kalmasa da şöhretimi duymayan
Kimliğimi tarif etmek zor benim
Bülbül benim lisanımla ötüştü
Bir gül için can evinden tutuştu
Yüreğine Toroslar’ dan çığ düştü
Yangınımı söndürmedi kar benim
Niceler sultandı, kraldı, şahtı
Benimle değişti talihi, bahtı
Yerle bir eyledim tac ile tahtı
Akıl almaz hünerlerim var benim
Kamil iken cahil ettim alimi
Vahşi iken yahşi ettim zalimi
Yavuz iken zebun ettim Selimi
Her oyunu bozan gizli zor benim
Yeryüzünde ben ürettim veremi
Lokman Hekim bulamadı çaremi
Aslı için kül eyledim Keremi
İbrahim’in atıldığı kor benim
Sebep bazı Leyla bazı Şirindi
Hatırım için yüce dağlar delindi
Bilek gücüm Ferhat ile bilindi
Kuvvet benim, kudret benim, fer benim
İlahimle Mevlana’yı döndürdüm
Yunusumla öfkeleri dindirdim
Günahımla çok ocaklar söndürdüm
Mevladanım hayır benim, şer benim
Benim için yaradıldı Muhammed
Benim için yağdırıldı o rahmet
Evliyanın sözündeki muhabbet
Enbiyanın yüzündeki nur benim
Kimsesizim hısmım da yok hasmımda
Görünmezim cismimde yok resmimde
Dil üzmezim tek hece var ismimde
Barınağım gönül denen yer benim
BENİM ADIM AŞK !
Cemal Safi
Alp Tekin
www.yorumsuzblog.org



















Duygusallıktan veya duygulardan bahsederken ne tuhaftır ki ağlamak, stres, zayıflık ve aczmiş gibi bahsediyoruz. Ağlamak beyne zarar veriyormuş… Bence ağlamak dayanma gücümüzü arttıran bir hediyedir, stresi atar.
İlmi yaşamanın sadece akıl yoluyla olacağına ihtimal vermiyorum, duyguların dil ve kılavuzluğu akılla birleştiği zaman idrak gücümüz artacaktır.
Bir şeyleri sistematize etmeye dalıp gene işin özünü kaçırıyoruz galiba.