Ben… dediğin “ben”in
Kendisinden başka “ben” olmayan “ben” olduğunu anlayamasaydık
Sizi ne kadar sevebilirdik… bilmiyorum
Bana salavat eyleyin dediğiniz zaman
Sizin için gönderdiğimiz salavatların size çarparak
Sizin renginize ve sizin nûrunuza boyanarak
Bize geri geldiğini anlayamasaydık
Sizi ne kadar sevebilirdik… bilmiyorum
Allah benim gelmiş geçmiş ve gelecek tüm günahlarımı affetti dediğiniz zaman
“Bizi”… “kendinizden” ayırmadığınızı anlayamasaydık
Sizi ne kadar sevebilirdik… bilmiyorum…
* * *
* *
*
YENİDEN SEVMEK…
Yorumlayan: Muhammet Bener
Şiir: Kemal Gökdoğan
Video yapım: Ferid Hakkı
YORUMSUZ BLOG
YENİDEN SEVMEK…
Ben… dediğin “ben”in
Kendisinden başka “ben” olmayan “ben” olduğunu anlayamasaydık
Sizi ne kadar sevebilirdik…bilmiyorum
Bana salavat eyleyin dediğiniz zaman
Sizin için gönderdiğimiz salavatların size çarparak
Sizin renginize ve sizin nûrunuza boyanarak
Bize geri geldiğini anlayamasaydık
Sizi ne kadar sevebilirdik…bilmiyorum
Allah benim gelmiş geçmiş ve gelecek tüm günahlarımı affetti dediğiniz zaman
“Bizi”… “kendinizden” ayırmadığınızı anlayamasaydık
Sizi ne kadar sevebilirdik…bilmiyorum
Miraca çıktığınız zaman
O’nu perdesiz gördüğünüz zaman
Size… “hoş geldin yâ Muhammed!” denildiği zaman
Varlığın bir isminin de Muhammed olduğunu bilmeseydik
Sizi ne kadar sevebilirdik…bilmiyorum
Hırkanızı açıp da
Hasan’ı, Hüseyin’i, Fâtıma’yı ve Âli’yi
Ve bir de kendini bürüdüğün
Ve “işte benim ehl-i beytim” dediğin zaman
O örtünün altında
İstisnâsız sonsuz evrenlerin ve evrenlerdeki tüm varlıkların
Ve bizlerin de olduğunu görmeseydik
Sizi ne kadar sevebilirdik…bilmiyorum
Gözlerinden yaşlar akıtıp da
Bir kul Allah için bir damla göz yaşı akıtırsa
Cehennemin tüm ateşini söndürür dediğiniz zaman…
Artık bizim göz yaşı akıtıp da sönmüş cehennemin üzerine
Sahte göz yaşları damlatmamıza gerek kalmadığını anlayamasaydık
Sizi ne kadar sevebilirdik…bilmiyorum
Benim Risaletime ve Nübüvvetime iman etmeyen
Cehenneme gidecek
Beni tasdik edenler
Cennete girecek dediğiniz zaman
Sizin olduğunuz kerpiç kulübelerin ve kalplerin cennet
Sizin olmadığınız “Altın Firdevs köşklerin” ve içindeki “sizsiz” kalplerin ise
Cehennem olduğunu düşünemeseydik
Sizi ne kadar sevebilirdik…bilmiyorum
Bana lâyık olanlar benimle aynı zamanda
Ve aynı beldede yaratılmıştır dediğiniz zaman
Allah’ın size lâyık olmayacak bir tek zerreyi dahi yaratmadığını
Ve yaratmayacağını idrak edemeseydik
Sizin zamanınızın sonsuz zaman olduğunu
Sizin mekanınızın Allah’ın olduğu her yer olduğunu düşünemeseydik
Sizi ne kadar sevebilirdik…bilmiyorum
Ben cennetin en üst katındayım
Dediğin zaman
Cennetin en üst katının
Ve cehennemin en derin yerinin
Allah’ın zâtında mevcut olduğunu öğrenemeseydik
Şu anda cehennemin en derin katında olanlardan olarak
“Sizi ne kadar sevebilirdik…bilmiyorum
Ben’den sonra bir daha Nebî gelmeyecektir
Dediğin zaman
Sizi Nebî olarak “bize” gönderenin
“Biz” diyen Hak olduğunu
Bize mecazlarla anlattığını çözemeseydik
Sizi ne kadar sevebilirdik…bilmiyorum
Ben Arab’ın en soylusuyum
Ben insanların en seçkiniyim dediğiniz zaman
Soyluluğun ve seçkinliğin bedeninizde değil de
Arınmış nefsinde olduğunu anlayamasaydık
Ve o aynı nefsin bizde de arınmak için beklediğini fark edemeseydik
Ve Arab olamamakla cezalandırıldığımız sonucuna varsaydık
Sizi ne kadar sevebilirdik…bilmiyorum
Cennetin dili Arapçadır dediğin zaman
Sizde konuşanın siz değil de
Cennet olduğunu anlayamasaydık
Sizi ne kadar sevebilirdik…bilmiyorum
Sizi duyduğumuzda sevmemizi söylediler,
Ve sizi sevmemiz emredildiği için sevMİŞTİk
Fakat
Sizi tanımaya başladıktan sonra
Sizi tanımanın kendimizi tanımak
Sizi sevmenin kendimizi sevmek
Sizi özlemenin kendimizi özlemek
Olduğuna emin olduktan sonra
Sizi
Yeniden sevmeye çalışıyoruz
Fakat
Sizin bizi sevdiğiniz kadar…biz de sizi sevebilir miyiz?
bilmiyoruz
Kemal Gökdoğan
www.yorumsuzblog.org

















































Yanıyor içim, neden bilmiyorum. Özüme mi sözüne mi hangisine, hepsi tek şey değil mi? Allah farkındalığımıza vardırsın, neyi neden, niçin yaptığımızın bilincinde olmak dileğiyle, sevgiler
Gönülden saçılanlara…
Aydınlatan gönüllere
Aydınlanan gönüllere..
Aşkolsun…
Sn. Kemal Gökdoğan, bu şiirinizde edebi güzelliğin yanında, içeriğin derinliğine daha önem verdiğinizi görüyorum (Kendi adıma). Teşekkürler:)
Sn. Muhammet Bener, diğer şiirlerinizdeki alıştığımız yorum renginizin bu şiirde değiştiği fark ediliyor. Mutlaka sizce bir nedeni vardır:) Teşekkür ederim.
Gonulden damlayan bir kaç damla
Anla dedin anla, zamanla
Sevgiye engel mi var?
Yikilsin, tum duvar
Iste yikildi o duvar
Tam karsimda, gulen inci var
Her taraf dum duz, akan bir pinar
Yikandim, o pinardan
Sanki oldum, bir pinar
Önemli olan bu vahdet bilgisini ne kadar hayatimiza gecirebildigimizdir; dedikodusuyla alkis toplamak degil!…
Resul’u çok sevdim…
Sen misin, ey Resul?
Kapini hiç kapatmadin
Sorgulardan hiç kaçmadin
Sorun bilmediginizi diye zorladin
Seni çok sevdim ey Resul
Baktim ki ismin birinde
Oyle guzel gorundu gozume
Her ismin ayri ayri birinde
Toplayinca, hepsini sende
Seni çok sevdim ey Resul
Beserim, sizden farkim yok dedin
Illaki, ogretmeyi diledin,
Neden goz yaslari içindeydin?
Hakikati bilince, herkes bilsin istedin
Kimseyi ayirt etmedin, ondan mi?
Seni çok sevdim ey Resul.